TL;DR: Kuyu and Calismanin this article used a buluntular and a bag-of-words approach to solve the problem of old-uklari and old-summarization.
Abstract: Su kuyulari ait olduklari yapilarin islevlerinin anlasilmasinda oldukca buyuk bir oneme sahiptirler. Kuyulara ait kullanim ve terk dolgularinda ele gecen seramik buluntular seramik kronolojisi ve tipolojisi acisindan da cok onemli verileri aciga sunmaktadirlar. Klazomenai HBT Alani’nda aciga cikartilan uc adet su kuyusu M.O.4. yuzyila ait cok sayida seramik buluntu saglamistir. Bu seramik buluntularin buyuk kismi kuyularin kullanim islevi ile baglantili olarak su kaplaridir. Diger buluntu gruplarini az sayidaki siyah firnisli icki kabi ile cesitli amaclara yonelik diger gunluk kaplar olusturmaktadir. Klazomenai HBT Sektoru’ndeki uc adet kuyudan ilk ikisi, Kuyu 1 ve Kuyu 2, M.O.6. yuzyilda alandaki endustri tesislerinin kullanima yonelik olarak acilmis olmalidir. Her iki kuyu da M.O.5. yuzyilin baslarinda Klazomenai Anakarasi’nin terki ile birlikte kullanim disi kalmislardir. Kuyu 1 M.O.4. yuzyilda bir su kaynagi olarak hizmet vermemis gibi gorunmektedir. Kuyu 2 ise M.O.4. yuzyilda temizlenerek tekrar kullanilmis ve ayni yuzyilin ikinci ceyregi iclerinde de kullanim disinda kalmistir. M.O.4. yuzyilin ikinci ceyregine tarihlenen ikamet islevli bir yapinin avlusunda yer alan Kuyu 3 ise yuzyilin ikinci ceyregi iclerinde kullanima acilmis ve yuzyil ortasinda da su kaynagi olma islevini kaybetmistir. Calismanin konusunu olusturan uc kuyudan ele gecen seramik buluntularin kuyulardaki tabakalar icin tarihleme kriteri olmasinin yaninda M.O.4. yuzyilin ilk yarisina ait seramik kulturunun daha yakindan taninmasina yardimci olmasi umulmaktadir.
TL;DR: Makalede, Bilecik Ili’nin cesitli koylerinde (bk. fig. 1) bulunmus ve Phrygia tanrisi olan Zeus Bronton’a sunulmus 22 adet yeni adak ele alinmaktadir.
Abstract: Makalede, Bilecik Ili’nin cesitli koylerinde (bk. fig.1) bulunmus ve Phrygia tanrisi olan Zeus Bronton’a sunulmus 22 adet yeni adak ele alinmaktadir. Ancak Bolu (no. 21) ve Bursa’da (no. 22) ele gecmis birer adak da calismaya dahil edilmistir. Adaklarin bir kismi Bilecik ve Sogut muzelerinde (no. 10, 15, 16, 17, 19), bir kismi ise hâlâ buluntu yerlerindedir. Bolgede neredeyse sadece altar adaklari gorulmektedir. Bilecik, Antik Donem’de Bithynia Bolgesi’nin guney kesimlerini olusturmaktadir. Basit icerikli adaklardan olusan yazitlardan iki tanesi ayni zamanda mezar yazitidir (no. 5 ve 16). Bilecik’te bulunmus adaklarin yazitlarinda, bu tanrinin asil yaygin oldugu bolge olan Kuzeybati Phrygia’da ele gecen adaklarin yazitlarindan farkli ifadelere ve yazilislara rastlanmaktadir. Bu makalede bu farkliliklar dile getirilmektedir. Ayrica, yazitlarda isimleri gecen kult kurucularina da deginilmektedir. Zeus Bronton’un Bilecik ve teritoryumunda yogun tapinim gormus olmasi, Roma Donemi’nde bu yorelerde yasayan Phryg etnigine isaret etmektedir.
TL;DR: In this paper, the authors discuss the use of figurines in the context of Byzantines, and show how to construct a figurine in the form of a stelimizdeki figurine.
Abstract: Calismamizin konusu, Kyme antik kenti nekropolunde Izmir Arkeoloji Muzesi Mudurlugu tarafindan Habas adina yurutulen kurtarma kazilarinda bulunmus figurlu bir mezar stelidir. Cok sayida parcaya ayrilmis olan stelin, butunlendiginde “Naiskos Tipli” bir stel oldugu ve sahne alaninda merkezde Dioskurides Tipinde bir erkek figurunun alcak kabartma iki paye arasinda ve iki yaninda iki hizmetci figuru ile birlikte betimlendigi gorulmektedir. Figurun form ve stil ozellikleri ile icinde bulundugu sahne duzeni Hellenistik Donem’de onemli bir yere sahip Smyrna’da uretilen mezar stelleriyle benzerlik gosterdigi anlasilmaktadir. MO. 2. yuzyilin ikinci ceyreginden itibaren yogun olarak uretilmeye baslanan yuksek iscilige sahip Smyrna Stellerinin etkisinin Ephesos ve Samos basta olmak uzere Byzantion’a kadar uzanan genis bir cografyaya yayildigi bilinmektedir. Kyme’de daha once ele gecmis az sayidaki figurlu mezar steli orneklerinin de yardimiyla Smyrna Stellerinin etkisi gorulebilmektedir. Stelimiz uzerinde betimlenen figurun form olarak Smyrna Stellerinden birebir ornek alindigi, ancak iscilik farkliligindan kaynakli olarak durusu ve mantosunda gozlemlenen hareket ile kumas iliskisinin daha kaba verildigi anlasilmaktadir. Smyrna Stellerinde figurlerin hareketli yani zeminden daha fazla yuksek betimlenerek ileri dogru hamle yaptigi izlenimi yaratilmistir. Stelimizdeki figurun durusunda bu etki basarilamamis ve figur neredeyse cepheden betimlenmistir. Benzer durum Sardes’ten ele gecmis bir stelde de gozlemlenebilmektedir. Smyrna Stelleri ile form ve stil benzerligi gosteren orneklerin Smyrna ile komsu merkezlerde gorulmesi sasirtici degildir. Sardes orneginde oldugu gibi Kyme nekropolunde bulunmus stelimizde de Smyrna stelleri ile yalnizca iscilik fakliliklari oldugu ayirt edilebilmektedir. Bu ornekler temel alinarak yapilan karsilastirmalar sonucunda stelimizin Smyrna Stellerini yakindan taniyan bir usta tarafindan yerel bir atolyede ve MO. 2 yuzyilin son ceyregi icerinde uretildigi ortaya cikmaktadir.
TL;DR: Muzesi et al. as discussed by the authors proposed a method for the construction of a bulunmaktadir, which is the first blog post in the world to use the concept of buluna.
Abstract: Silifke Muzesi bahcesinde, kirectasindan bir duvar nisinin yuvarlak kemerli ust blogu bulunmaktadir. Kemer alinliginin koselerinde cift daire icine alinmis birer Malta haci vardir. Soldaki hacin yarisi kiriktir. Kemer alinliginin ortasinda ise birbirlerine yonelmis, antitetik iki yunus baligi yer alir. Yunuslarin acik agizlari birbirlerine dokunur. Bu dokunustan olusan alanda dort yaprakli kucuk bir cicek bulunmaktadir. Yunuslarin altinda, nis kemerinin ise hemen uzerindeki alanda farkli yonlere hareket eden dort kucuk balik tasvir edilmistir. Cift kemerli nisin ortasinda ise basi tahrip olmus bir kartal figuru vardir. Alt bolumu tahrip olan bir kaide uzerindeki kartal, tuyleri yivlerle belirtilen kanatlarini iki yana acmistir. Silifke Muzesi’ndeki yuvarlak kemerli nise sahip blok tas, balik ve kartal figurleriyle dikkat cekicidir. Eski ve Yeni Ahit’te yer almayan, Kilise Babalari tarafindan Antik gelenege bagli olarak sadece insan severlikleri, oyuna duskunlukleri ve hizli olmalariyla konu edilen yunus, Hiristiyan inancinda baliklarin kralidir ve denizde yasayanlari sembolize eder. Yunus, koruyucu sifati ile Isa’yi simgeler. Suyun icinde sicrayan yunus, inancini sevincle, mutlulukla yasayan henuz vaftiz edilmis Isa’nin sembolu olarak da kabul edilir. Erken Hiristiyanlik-Bizans Donemi’nde Silifke Muzesi’ndeki blok tasin nis kemeri alinligindaki gibi yunus baliklarinin antitetik olarak tasvir edildikleri mezar taslari, altarlar, sutun basliklari vardir. Yunuslar arasinda olu bustu, cicek, rozet, cam kozasi, yaba ya da hac motifine yer verilmistir. Silifke Muzesi’ndeki blok tasin nis kemeri uzerindeki ikisi kucuk dort balik tasviri Yeni Testament’teki anlatima gore yapilmis olmalidir. Burada su icindeki balik ifadesi, vaftiz edilmis inananlar icin kullanilmistir. Nisin icinde de gorulen kartal, Erken Hiristiyanlik-Bizans Donemi lahitlerinde ve Kipti mezar taslarinda olumsuzlugu, Isa gibi oldukten sonra dirilmeyi umit eden inananlari sembolize eder, bazen celenk icindeki Isa monogramiyla birlikte ya da sadece bir celenkle verilir. Silifke Muzesi’ndeki nisli blok tasin benzerleri Misir ve Suriye Erken Hiristiyanlik-Bizans Donemi Mimarisi’nde ozellikle dini, az da olsa sivil yapilardaki ust bolumu genellikle yuvarlak kemerli duvar nisleridir. Kilikya-Isaurya Bolgesi’ndeki bazi kiliselerin narthekslerinde kucuk boyutlarda, sade, herhangi bir bezeme unsuru olmayan duvar nisleri yer alir. Kolymbion olarak adlandirilan bu tur nislerin icinde, kutsanmis su oldugu kabul edilir. Misir kiliselerindekine benzer duvar nisleri ise bolgede Alahan Manastiri, Dogu Kilisesi bati cephesinde gorulur. Silifke Muzesi’ndeki nisli blok tasin ustu, kenarlari ve arkasinin kabaca birakilmis, islenmemis olmasi, onun bir duvar orgusu icinde yer aldigini gosterir. Icinde kartal, kemer alinligi uzerinde yunus ve balik figurleriyle daire icinde hac motifine yer veren nisli blok tas, duvar nisinin ust bolumunu olusturmustur. Nisin ust bolumu gibi yarim daire planli alt bolumunu olusturan blok tas ise gunumuze ulasmamistir. Boyle bir duvar nisinin hangi yapinin duvar orgusunde yer aldigini gosterecek veri bulunmamaktadir. Alahan ornegi gibi bir kilisede ya da bir mezar yapisi veya vaftizhane gibi baska bir yapida da kullanilmis olabilir. Silifke Muzesi’ndeki blok tasin nisi icinde yer alan kartal figuru, plastik etkili yuksek kabartma verilisiyle 6. yuzyilin ilk yarisinda yapilan figurlu tasvirlerle ayni grupta degerlendirilebilir. Kemer alinligindaki balik figurleri ise alcak kabartma tekniginde olabildigince yumusak vucut bicimlenisleri, azaltilmis vucut detaylari ve hareket halinde verilisleriyle 6. yuzyil ortasina tarihlendirilen tasvirlerle ortak ozelliklere sahiptir. Silifke Muzesi’nde bulunan bir duvar nisinin ust bolumune ait figurlu blok tas, uzerindeki figurlerin uslup ozellikleriyle 6. yuzyil ilk yarisi ya da ortasina tarihlendirilebilir.
TL;DR: Camihoyuk and Donemi as discussed by the authors discuss the effects of antropolojik and acid acid acid on the performance of women's breast cancer patients in the field of breast cancer research.
Abstract: Bir ornek inceleme olarak Camihoyuk Helenistik-Roma Donemi iskelet toplumu paleoantropolojik acidan analiz edilmistir. Toplumun, antropolojik yas yontemler kullanilarak yas ve cinsiyet tayini yapilmis, paleodemografik profili belirlenerek, diger eski Anadolu halklariyla karsilastirilmistir. Bu calismada elde edilen patolojik bulgular isiginda Camihoyuk toplumunun genel saglik durumu ile ilgili bilgilere ulasilmistir. Bunun yani sira iskelet toplum varyasyonlar (epi-genetik karakterler) acisinda da degerlendirilmistir.
TL;DR: In this paper, Korykos et al. this paper described the Late Roman 1 amphoralarina as follows: 1. LR1 amphoralarinin uretim alanlari olarak Rhodos, Kibris, Kilikia ve Antiocheia cevresi tespit edilmistir.
Abstract: Korykos’da, M.S. 6. ve 7. yuzyilin ortalari arasina tarihlenen Late Roman 1 amphoralarinin B formuna ait agiz, boyun ve kulp parcalarindan olusan cok sayida ornek bulunmustur. Ayrica LR1 amphoralarina ait bir tipa da ele gecmistir. LR1 amphoralarinin uretim alanlari olarak Rhodos, Kibris, Kilikia ve Antiocheia cevresi tespit edilmistir. Korykos’da bu amphora formunun uretime yonelik izler, kazi calismalarinin henuz yapilmamis olmasi nedeniyle saptanamamistir. Fakat KwrUkou yazili amphora muhurleriyle birlikte sarap ve zeytinyagi uretimine isaret eden yazitlar ve tarimsal yapilanmalar, kentte bu form grubunun uretiminin yapilmis olabilecegini ortaya koymaktadir. Akdeniz ve Karadeniz Havzalari’ndaki kazilarda yogun bulunan Kilikia LR1 amphoralari arasinda, Korykos uretimi LR1 ornekleri de olmalidir