About: Olba is an academic journal. The journal publishes majorly in the area(s): Byzantine architecture & Bronze Age. It has an ISSN identifier of 1301-7667. Over the lifetime, 74 publications have been published receiving 124 citations.
TL;DR: In the second half of the second century BC, the south coast of Anatolia appears to have been the base of a large number of pirates that made an income mainly via the slave trade with Rome, and who assisted Eupator, king of Pontus, with military operations against the Romans during the Mithridatic Wars between 90 and 63 BC.
Abstract: During the second half of the second century BC the south coast of Anatolia (Fig. 1) appears to have been the base of a large number of pirates that made an income mainly via the slave trade with Rome, and who assisted Mithridates Eupator, king of Pontus, with military operations against the Romans during the Mithridatic Wars between 90 and 63 BC.
TL;DR: In this article, Ordu Kybelesi et al. discuss the importance of women's role in the development process and the role of women in women's empowerment in the field of science.
Abstract: Dogu Karadeniz Bolgesi’nde, Ordu’nun (Kotyora) Bayadi koyu sinirlari icinde bulunan Kurul Kalesi’nde, 2016 kazi sezonunda bulunan Kybele heykeli, kalenin hem kutsal alan hem de savunma amacli kullanilmis oldugunu bir kez daha teyit etmistir. Kybele heykeli, farkli evrelere sahip duvar orgusu ve plan degisikligi gosteren bir kapali mekanin icindeki dortgen nis (naiskos) icinde oturur vaziyette bulunmustur. Ordu’daki bu heykelin, en erken orneklerden itibaren Kybele’ye atfedilmis olan bircok ozelligi tasidigini gormekteyiz: Bir kalenin kapisinda yani girisinde yer almasi, bir nis (naiskos) icine oturtulmus olmasi, su ile baglantili bir konumda olmasi, erken orneklerdeki gibi aslanlarinin olmamasi ya da gec orneklerdeki gibi tympanon veya phiale olmaksizin betimlenmesi. Ordu heykelinin bir Kybele oldugunu, ikonografik olarak benzer sekilde ‘hellenize’ edilmis Kybele betimlerinin genel ikonografik ozelliklerini tasimasindan da anlamaktayiz. Ordu Kybelesi’nin, Atina, Pire Moschaton, Lebadeia gibi Klasik Donem veya Pergamon, Palatin gibi erken Hellenistik Donem Kybele heykellerine oykunen bir Kybele oldugunu gormekteyiz. Heykelin stilistik ozellikleri ile tarihlendirilmesine gidildiginde, karsilastirma orneklerinin agirlikli olarak bizi Pergamon heykeltraslik ‘ekolu’ne yonlendirdigini gormekteyiz. Pergamon gibi, onemli bir Hellenistik heykeltiraslik merkezi olan Kos’tan veya Aigai gibi zengin ornekler sunan merkezlerden de Ordu Kybelesi icin karsilastirma ornekleri bulabilmekteyiz. Genel olarak baktigimizda, Ordu Kybelesi’nde halen ‘Barok’ etkilerin oldugunu ve henuz tam ‘Klasistik’ olmayan, yalin bir Hellenistik anlayisin varligi kendisini hissettirmektedir. Bu da bizi MO 2. yuzyilin ortalarina veya hemen sonrasina getirmektedir. Bu stilistik tarihleme icin bir destek de, Kybele’nin bulundugu nisin iki yaninda bulunan tasiyici elemanlardan, korunmus olanin form ozellikleri ve suslemelerinden gelmektedir. Samos ve Pergamon’dan benzer ornekler gibi, buradaki baslik da, MO 2. yuzyila tarihlendirilmektedir. Nitekim Ordu Kurul Kalesi’nde MO 2. yuzyildan erkene geri giden veri olmadigi gibi, VI. Mithradates’in olumunden sonraki donemlere ait gec bir buluntuya da rastlanmamistir. Bu nedenle tarihlendirme konusunda ve VI. Mithradates’in politikalarini anlamak icin, nis icinden gelen sikkeler ve tarihsel olaylar da degerlendirilmistir: Makalede bu krala ait sikkelerin, heykelin altindan da gelmis olmasindan dolayi Kybele heykelinin VI. Mithradates’in olumunden onceye ait olmasi gerektigi uzerinde durulmustur. Bir olasilik, Kybele heykelinin, MO 2. yuzyil sanatsal akimlarini bilen heykeltiraslar tarafindan, alanin VI. Mithradates tarafindan kaleye donusturulmesinden once, buradaki kult alani icin yapilmis oldugudur. Dolayisiyla, heykel VI. Mithradates tarafindan buradaki kult alanindan, kalenin girisi olarak duzenledigi yere kaydirilmis olabilir. Diger bir oneri de, Pergamon’da kendisini kral ilan ettigi MO 88 yili itibariyle, kendisi tarafindan bu heykelin Pergamon veya Pergamon etkisi altindaki bir merkezden bu kaleye getirilmis olabilecegidir. Boylelikle hem propogandasini surdurmus hem de gittikce koseye sikistigi siyasi durum icerisinde koruyucu tanrica Kybele’ye siginmis olmalidir. Ortaya cikan sonuc, Ordu Kybelesi’nin stilistik ozelliklerinin, VI. Mithradates’in sozkonusu kutsal alani bir kaleye cevirerek Kybele heykeli icin ozel olarak tasarladigi kalenin giris kismindaki nisi (naiskos) yaptirdigi ve heykeli sergileyebilecegi tarih olan MO 90 - 64 yillari ile ortusmedigi, bu durumda da, heykelin bu nis icin yapilmadigi ve daha once yapilmis oldugu gorusudur. Bu nis icin yapilmayip, sonradan buraya uyarlanmis oldugunu dusundugumuz nis icindeki paye basliginin da, burada ikinci kullanimda oldugu bir diger destekleyici unsurdur. Hem Kybele hem de paye basligi MO 2. yuzyila tarihlendirilmislerdir.
TL;DR: In this article, the authors discuss the role of the toprak kullanimi dokusu oldugunu ortaya koymustur in the development of the modern world.
Abstract: Roma Donemi’nde, cok donemli Gordion bolgesi etrafinda, palaeo-cevresel ve baglantili unsurlarin guncel analizi, yogun ve son derece surdurebilirlikten uzak toprak kullanimi dokusu oldugunu ortaya koymustur; bunun olasi nedeni, toprak sahiplerinin, eyalet otoriteleri tarafindan kesilen ve ‘sik olan agir vergi’ talebini karsilama ihtiyaclarini, uretim fazlasi ile tatmin etmek olabilir. Bu ‘agir’ vergilerin yapisi cok bilinmemekle beraber, Roma Donemi’nde yogunlasan Gordion’daki toprak kullaniminin nedeninin, Galatia-Cappadocia birlesik eyaletinin Nero-Flavius doneminden itibaren alaylarin ve suvari birliklerinin yemek ve yem ihtiyacini karsilamak uzere hizmet vermesiyle aciklanabilir. Bu iddianin kaynaginda, Gordion’un I.S 1. yuzyilin ortalarindan, erken 2. yuzyila kadar askeri us olarak kullanilmasi yatmaktadir. Bu cografyanin, bu sekilde kullanimi hemen hemen Galatia’nin eyaletlesmesinden bir tam yuzyil sonra basladigi icin, bir askeri varligin, guvenlik nedeni ile talep edilmis olmasi cok mumkun gorunmemektedir. Bu durumda boyle bir etkinligin bir sekilde, Nero-Flavius Donemi’nde, Orta ve Dogu Anadolu’da artan askeri etkinlikle baglantili olarak ciktigi yonunde guclu bir iddia olusmaktadir.
TL;DR: The subject of bathing in antiquity holds a certain appeal to both the specialist and the lay person because of the warmth, richness, and immediacy of the human activities it represents as mentioned in this paper.
Abstract: The subject of bathing in antiquity holds a certain appeal to both the specialist and the lay person because of the warmth, richness, and immediacy of the human activities it represents. The leisurely and sensuous world of Roman baths – bathing, eating, drinking, massage, exercise, or simply the pleasure of companionship in an intimate and luxurious setting – interests and intrigues us. We are intrigued because antiquity has taken what is, to us, a basic and prosaic function – bathing – and elevated it to the level of a cultural and recreational act, a civic institution for which there is no real counterpart in modern Western civilization.
TL;DR: In this paper, the authors describe a scenario where the Bursa Muzesi and Narlidere-Kestel (Lat. S. 2.2.1) trade center is located in the city of Makalede, Turkey.
Abstract: Bu makalede Bursa Muzesi’ndeki calismalarimiz sirasinda kaydettigimiz ve muzeye Bursa Merkez ve Narlidere-Kestel cevresinden getirilmis olu ziyafet sahneli 6 adet yeni stel tanitilmaktadir. Bursa ve civarindan iyi bilinen ve uretim yerlerinin Th. Corsten tarafindan ikna edici bir sekilde Bursa’nin Kestel (Lat. castellum) ilcesi olarak belirlendigi bu tip steller, stil ve ikonografi acisindan benzer ozellikler gostermektedir. Makalede, bahsi gecen steller arkeolojik ve epigrafik olarak irdelenmekte ve Corsten tarafindan belirlenen 3 gruptan hangisine ait oldugu uzerinde durulmaktadir. Stellerin uzerinde yer alan yazitlar ise I. S. 2. yuzyila tarihlenmektedir.